SİYASİ REJİMLERİN KALİTESİ AVUKATLARA VERDİKLERİ DEĞER İLE ÖLÇÜLÜR
Tarih: 5.04.2020| Okunma Sayısı: 228

SİYASİ REJİMLERİN KALİTESİ  AVUKATLARA VERDİKLERİ  DEĞER İLE ÖLÇÜLÜR

“ Yargının kurucu unsuru bağımsız savunmayı temsil göreviyle; her türlü zorluk ve risk altında hukukun üstünlüğü ve adaletin tecellisi için mücadele eden adalet savaşçısı tüm meslektaşlarımın Avukatlar Gününü kutluyor, ebediyete intikal eden meslektaşlarımızı saygıyla, rahmetle anıyorum. 

Covid-19 salgını nedeniyle ülke olarak içinde bulunduğumuz zorlu dönemin bir an önce son bulmasını, meslek camiamızla birlikte tüm yurttaşlarımızın bu  süreçten bir an önce sağ salim ve en az zararla çıkmasını diliyorum. Salgın nedeniyle yaşamını yitiren yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. 

Tüm dünya ile birlikte ülkemizi de ağır biçimde etkileyen salgının önlenmesi için yetkili kurumların aldıkları tüm tedbirlere eksiksiz riayet edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda yargısal faaliyetlerle ilgili meslek camiamızı da yakından ilgilendiren pek çok karar alınmış olup tutuklu ve acil işler dışındaki tüm duruşma, müzakere ve keşifler 30 Nisan 2020 tarihine kadar ertelenmiş, nafaka alacakları hariç icra takipleri de 30 Nisan 2020 tarihine kadar durdurulmuştur. 

Salgın hastalık sürecinde  meslektaşlarımızın mağduriyetinin önlenmesi için Türkiye Barolar Birliği ve tüm Barolarımız tarafından Adalet Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve ilgili diğer kurumlar nezdinde gerekli çalışmalar yapılmaktadır. Bu bağlamda olası hak kayıplarının önlenmesi için yargılama faaliyetleriyle ilgili tüm sürelerin durdurulması sağlanmış, avukatların salgın hastalık sebebiyle mücbir sebep hükümlerinden yararlanmaları sağlanarak beyanname verme ve vergi ödeme süreleri ile sigorta primi ödeme süreleri uzatılmış, avukatlara 3 ay ödemesiz banka kredisi sağlanmış, TBB kredisi kullanan meslektaşlarımızın kredi ödemeleri ertelenmiş, stajyer avukatlarımızın 30 Nisan 2020 tarihine kadar izinli sayılmaları sağlanmıştır. 

Yine CMK ücretleri ve beraat vekalet ücretleri ile ilgili yapılan çalışmalar sonucu yetkililer tarafından bu ödemelerin Nisan ayı içinde yapılacağı açıklanmıştır. 

Çözüm bekleyen diğer sorunlarımız için TBB ve tüm Barolarımız yoğun gayretle çalışmakta olup kısa zamanda tüm sorunlarımızın çözümünü diliyoruz. 

Büyük Türk Milletinin 5000 yıllık tarihsel sürecinde ve kadim devlet geleneğimizde adalet kavramı her zaman kutsanmış, devletin ve milletin devamlılığı bakımından temel şart olarak görülmüştür. Tarihimizin sembol şahsiyetlerinden Büyük Mütefekkir ve Şair  Yusuf Has Hâcib’in 950 yıl önce yazdığı Kutadgu Bilig’de yer alan şu sözler  hukukun temel ilkelerine ışık tutmaktadır.

“Beyler kanunlara nasıl riayet ederlerse, halk da aynı şekilde riayet eder.”

“Fakir, dul ve yetimleri kolla; bunları korumak, kanunu gerçekten uygulamak demektir.”

 “Kendi menfaatini arama, halkın menfaatini düşün. Senin menfaatin halkın menfaati içindedir.” 

“Kanun karşısında benim için hepsi birdir. Bey veya kul olarak ayırmam. İster oğlum, ister yakınım veya hısmım olsun; ister yolcu, ister geçici, ister misafir olsun.”

950 yıl önce söylenmiş olan bu sözler ile kanun önünde eşitlik ilkesi dile getirilmiş, halk ile hükümdarın aynı yasalara tabi olduğu ifade edilmiştir. 

Büyük Selçuklu Devletinin ünlü veziri, Büyük Devlet Adamı Nizamülmülk; “ Adaletten daha hayırlı bir şey yoktur. Adalet ; halkın selameti, iyiliğin mihenk taşıdır. Devlet görevlilerinin  yaptıkları her iş kayıt altında olmak zorundadır. Devletin görevlendirdiği kişi, mazlumun, yetim ve fukaranın hakkını yerse, vay o devletin haline “ diyerek devlet ile adaletin ilişkisine vurgu yapmıştır.  

Cumhuriyetimizin Kurucusu Büyük Atatürk ise; “ Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde varlığı kabul olunamaz” sözü ile bağımsız yargının önemine dikkat çekmiş, devletin varlığını bağımsız yargıya dayandırmıştır. 

Tüm bu örneklerden görüleceği üzere Türk Milleti; adaletin hukuki ve siyasi uygulamaları bakımından zengin bir tarihe sahiptir. Tarih boyunca kurduğumuz tüm devletlerde hukuki ve siyasi düzene hakim olan temel ilke adalet olmuştur. 

Zira hukuk ve adalet her toplum için, her cemiyet  için oksijen gibi zorunlu bir ihtiyaçtır. Bu bakımdan  bir ülkede hukukun üstünlüğünün sağlanması ve sürdürülmesi, o ülkenin bekası  için en önemli teminattır. 

Hukukun üstünlüğünün sağlanması ise ancak ve ancak kuvvetler ayrılığının sağlanması ile mümkündür. Devlet niteliği kazanmış toplumlarda devletin birbirinden farklı üç ana kuvvet ve faaliyeti  söz konusudur. Bunlar  yasama, yürütme ve yargıdır. Bu kuvvet ve faaliyetlerin kesin çizgilerle birbirlerinden ayrılması “ kuvvetler ayrılığı “ olarak ifade edilir. 

Gelişmiş demokrasilerde ve hukuk devletlerinde yargı kuvveti , eşitler arasında birinci kuvvet  olarak kabul edilir. Çünkü yasama ve yürütmenin denetlenmesi ancak yargı ile olur. 

Yargı kuvvet ve faaliyetinin ise üç kurucu unsuru vardır. Bunlar iddia, savunma ve karar faaliyetidir. Savunmayı temsil eden avukatlar  yargısal faaliyetin üç kurucu unsurundan birisidir.  Bunun anlamı, savunmanın olmadığı bir yargısal faaliyetin meşruiyetinin olmamasıdır. 

Avukatlık Kanununun 1. Maddesinde,  Avukatlık Mesleğinin  yargının kurucu unsuru olan bağımsız savunmayı temsil ettiği belirtilmiştir. Bu bağlamda  avukatlık mesleğinin  kurucu unsur  olması yasal bir düzenlemeye dayanmaktadır. 

Şunu da belirtmeyiz ki; yargı faaliyetinin  üç unsuru olmakla birlikte gelişmiş demokrasilerde ve hukuk devletlerinde yargı faaliyetinin özünü ve esasını savunma faaliyeti oluşturur. Yargısal faaliyetinin meşru sayılabilmesi, faaliyetin merkezinde avukatın yer almasına bağlıdır. Yargısal faaliyete meşruiyet kazandıran avukatın yaptığı savunmadır. 

Esas itibariyle siyasi rejimlerin kalitesi de  savunma hakkına ve avukatlara verdikleri değer ile ölçülür. Avukatın saygınlığının olmadığı rejimlerde   kaliteden, demokrasiden, hürriyetlerden söz edilemez. Avukatın saygınlığının korunmadığı bir ülkede hakim ve savcının da saygınlığı olmaz. 

Bugün gelinen noktada ülkemizde hukukun üstünlüğünün sağlanması, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi, hakimlik savcılık teminatının etkinleştirilmesi, savunmayı kısıtlayan engellerin kaldırılması, kişisel hak ve hürriyetlerin genişletilmesi, hukuki güvenliğin sağlanması öncelikli konular arasındadır. Ülkemizdeki temel sorunların çözümü, yatırımların artması, işsizliğin ortadan kaldırılması, işçi, köylü, esnaf, emekli, memur, öğrenci tüm toplum kesimlerinin geleceğe güvenle bakması, kendini güvende hissetmesi hukukun üstünlüğünün, hukuki güvenliğin sağlanmasına bağlıdır. 

Bu duygu ve düşüncelerle tüm meslektaşlarımın Avukatlar Gününü bir kez daha kutluyor, yeni dönemde tüm sorunlarımızın çözümünü diliyorum.”

 AV.RIDVAN ERDOĞAN
 KARABÜK BAROSU BAŞKANI

23.09.2020
AV. RIDVAN ERDOĞAN
BARO BAŞKANI

BARO LEVHASI


© Web sitesi hizmeti Türkiye Barolar Birliği tarafından verilmektedir.